Publisher Theme
I’m a gamer, always have been.

Korku Türüne ”Ağlayan Kadın” Etkisi: The Curse of La Llorona İnceleme

0 45

Geçtiğimiz günlerde vizyona giren The Curse of La Llorona, izleyicilerinin beklentilerini karşılamaktan ziyade, daha çok akıllarda soru işaretleri oluşmasına neden oldu. Korku türü, ne yazık ki herkese hitap edemeyen ancak temelinde çok fazla potansiyel barındıran sıra dışı bir alan. Kalitesiz korku filmlerinin çoğalmasıyla da, korku türü bir türlü yükselişe geçemedi ve ciddiye alınmayan bir alan haline geldi. Bu türde sayılabilecek pek çok güzel film varken, ne yazık ki başarısız olmuş örneklerin sayısı her geçen gün artmakta. Son olarak vizyona giren The Curse of La Llorona da ne yazık ki bizlere olumsuz mesajlar veriyor.

The Curse of La Llorona Konusu:

Michael Chaves’in yönetmenliğini yaptığı filmin konusu ise şu şekilde; 1973 yılında Los Angeles’ta yaşayan Anna Garcia; bir sosyal hizmetler görevlisidir. Elindeki davanın, aynı zamanda ürkütücü doğaüstü güçler içerdiğini fark etmeye başlar. Bu doğaüstü güç aslında La Llorona’nın izleridir. La Llorona, yani “Ağlayan Kadın”, gerçek hayatta kıskançlık krizi sonucu kendi çocuklarını boğmuştur ve bu nedenle ruhu lanetlenmiştir. Çok eski bir efsaneye dayanan hikayenin baş karakteri La Llorona’nın çocukların peşine düştüğüne inanılmaktadır. La Llorona’nın yeni hedefi ise; Anna’nın çocuklarıdır. Anna’nın ailesini kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapması gerekecektir.

The Curse of La Llorona Oyuncuları:

Anne rolü ile karşımıza çıkan Linda Cardellini üzerine düşeni yapmış ve iyi bir oyunculuk sergilemiş. Çocuk oyuncular; Roman Christou ve Jaynee-Lynne Kinchen da kötü bir performans sergilememiş ve tatlılıkları ile gönülleri kazanıyorlar. Eski Peder rolündeki Raymond Cruz ise izleyicide değişik duygular uyandıracak bir performans sergilemiş. Aslında bu değişik duyguların nedenin, oyuncunun kendisinden ya da performansından ziyade, senaryoda yapılan yanlışlıklar olduğunu düşünüyorum. Komik ama mesafeli bir karakter yaratmaya çalışılan senaristler; hem kötü senaryo yazımı hem de senaryodaki yanlış zamanlamalar nedeniyle başarıya ulaşamamış.

Filmden genel olarak bahsetmeden önce bir zaman yolculuğuna çıkmalı ve The Conjuring filmini hatırlamalıyız. The Conjuring vizyona girdiği dönem, korku severleri çok mutlu etmiş ve hatta bu türe küsmüş kişileri bile tekrar korku alanına çekmişti. Para kazanmak amacıyla yapılan ve üzerine çok düşünülmeyen kalitesiz korku yapımlarının ardından The Conjuring; korku türünün kanayan yarasına merhem olmuştu. Öyle ki, artık korku türünde Conjuring evreni olarak adlandırılan yeni bir evrenden söz edilmekteydi.

The Conjuring Ve Michael Chaves

Peki bu geçen 6 yılda neler oldu derseniz şu şekilde özetleyebiliriz. The Conjuring içerisinde barındırdığı mini hikayeleri yapımcıların gözlerinde dolar işaretlerinin çıkmasına neden olurken, evrene ait devam filmlerinin gelmesi de pek uzun sürmedi. Bu yeni çıkan filmlerin ise çok başarılı olduğunu ne yazık ki söyleyemeyeceğim. The Conjuring filmine yaptığımız bu zaman yolculuğunun nedenini de yakın zamanda The Conjuring serisinin üçüncü filminin çıkacağının ilan edilmesi ve bu merakla beklenen yeni filmin yönetmen koltuğunda ise; The Curse of La Llorona filminin de yönetmeni olan Michael Chaves oturacak. İşte tam da bu nedenle; The Curse of La Llorona’nın beklenen başarıyı gösterememesi de akıllarda The Conjuring 3 ile ilgili soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor.

The Curse of La Llorona’yı genel olarak inceleyecek olursak, çok başarısız bir film olduğunu söylemeyeceğim ancak bu filmi başarılı bir yapım olarak da değerlendirmek ne yazık ki mümkün değil. Çeşitli korku sahneleri dışında seyirciye hiçbir şey katamayan bu filmi salondan çıktıktan bir kaç saat sonra unutmanız mümkün. Filmi, her ne kadar Conjuring evrenine bağlamak için büyük çaba gösterseler de, ne yazık ki yapım; sıradan bir korku filminden öteye geçememiş. Ardı ardına gelen mantık hataları, hiçbir karakteri seyirciye geçirememeleri ve sıradanlığı nedeniyle The Curse of La Llorona; yükselişe geçen korku evrenini aşağıya çeken yapımlardan olmuş. İzlenmesi gereken bütün korku filmlerini harcamış ve izleyebilecek yeni filmler isteyenler tabii ki de bu filmi değerlendirebilir. Ancak benden uyarması; beklentilerinizi olabildiğince aşağıda tutmalısınız. The Curse of La Llorona iyi bir korku filmi örneği olmak yerine, sektörün para için korku yapımlarını nasıl kullandığının çok iyi bir kanıtı olmuş.

Diğer incelemelerimize göz atmak için film incelemeleri sayfamıza bakabilirsiniz.

Yorum Yap

Your email address will not be published.