Publisher Theme
I’m a gamer, always have been.

Arka Bahçede Saklı Bir Mezarlık; Pet Sematary İnceleme

0 26

Korku ustası Stephen King, kitapları ile yapımcılara çok güzel malzemeler bıraktığı için, büyük bir teşekkürü hak ediyor. Bütün uyarlamalar başarıyla sonuçlanmasa da özellikle It filminden sonra, Stephen King uyarlamaları yükselişe geçti. Geçtiğimiz günlerde vizyona giren Pet Sematary de başarılı olan yapımlar arasına adını yazdırmayı başarıyor.

Pet Sematary Konusu:

Doktor olan, Louis Creed, iki çocuğu ve eşi Rachel ile birlikte şehir yaşamlarından kurtulup, kırsal kesime taşınmaya karar verir. Yeni yaşamlarına uyum sağlamaya çalışan aile, kedilerinin bir kaza sonucu ölmesiyle büyük bir üzüntüye kapılır. Lois, kedilerini, evlerinin yakınındaki gizemli bir mezarlığa gömen ve bir süre sonra inanılmayacak bir durumla karşı karşıya kalır. Gömdüğü kedi hayata geri dönmüştür. İnançlarından çok bilime bağlı olan Louis için bu durumu kabullenmesi çok zordur. Bu sırada yaşanan bir kaza sonucu çok büyük bir kayıp yaşayan Louis, mezarlığı tekrar ziyaret etmekle etmemek arasında çok büyük bir seçim yapacak ve bu seçim sonsuza kadar hayatlarını değiştirecektir.

Filmin Oyuncu Kadrosu:

Aile babası olarak izlediğimiz Jason Clarke, gayet başarılı bir iş çıkarmış ve akılda kalıcı bir performans sergilemiş. Anne rolünde izlediğimiz Amy Seimetz fazla göze batmasa da, oynaması gereken rolü çok göze batmadan oynayabilmiş. Yan komşu amca rolündeki John Lithgow ise filmin en başarılı isimlerinden. Yılların verdiği tecrübe ile filmi omuzlarına almış ve ileriye taşımayı başarmış. Küçük kız rolündeki Jeté Laurence ise filmi sırtlayan bir diğer isim olmuş. Küçük yaşına rağmen özellikle son 15 dakikada sergilediği performans ile yaş ilerledikçe onu daha çok izleyeceğimizin garantisini vermiş.

Filmi genel olarak inceleyecek olursak, Pet Sematary vaat ettiği gerilimi seyirciye yansıtmayı başarıyor. Her ne kadar ilk 1 saati beklediğimden daha yavaş geçse de, film ikinci yarısı ile bu hatasını telafi ediyor. Sıçratma taktikleri ile korkutmaları da benim korku filmlerinde sevdiğim unsurlardan. Sonuçta korku filmi dediğin, sıçrama içermezse olmaz. Bunların dışında, ilgi çeken hikayesi ve merak uyandıran gelişmeleri ile Pet Sematary genel olarak seyirciyi filme bağlamayı başarıyor.

Pet Sematary

Filmle ilgili eleştirebileceğim şey ise; içerdiği mantık hataları. Nedeni açıklanmayan tarihi unsular ve amaçsız yerleştirilmiş korku elementleri filmin başarısını aşağıya çekiyor. Öte yandan, havada kalan konular da film bittikten sonra kafama takılarak beni biraz rahatsız etti. Pet Sematary, film içerisindeki mantık hatalarını saymazsak, seyircisini gerebilen ve keyifli bir 1 saat 40 dakika sunan bir yapım. Korku elementlerini yerinde kullanarak, gerilim severleri de mutlu eden film, sıra dışı sonu ile de seyirciyi sinemadan mutlu yolluyor. Sıkmayacak bir gerilim filmi izlemek, azıcık irkilip, adrenalini arttırmak isteyenlere; Pet Sematary’yi izlemelerini öneririm. Türünün en başarılıları arasında olmasa da, Pet Sematary izleyicisine eğlenceli bir film süresi sunuyor.

Fizidi olarak yaptığımız diğer incelemeler göz atmak istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.

Yorum Yap

Your email address will not be published.