IMDb Puanı Düşük Olsa Bile Güzel Olan Korku Filmleri

0

IMDb puanı düşük olsa bile güzel olan korku filmleri yok mu? Zevklerin ve renklerin tartışılmadığı bu dünyaya inat olarak hazırlanmış site, pek çok sinemaseverin film izlemeden önceki ilk adresi. Piyasadaki tüm korku filmlerini tüketen ve açlık çekenlerin imdadına yetişmek istedik ve sizlere bir liste oluşturduk. Aşağıda, IMDb site üyelerinden geçer not alamamış ancak göz atmanızı önereceğimiz bir liste ile karşınızdayız…

Legion – Kıyamet Melekleri (2010 – 5.2)

Sıradan korku filmlerinin konusundan sıkıldıysanız bu film tam sizlere göre. Dünyanın sonu temalı filmlere başka bir bakış açısı getiren yapım, bize göre birazcık ilgiyi hak ediyor.

Filmi izlemeden önce fragmanını izlememenizi ve konusunu okumamanızı şiddetle tavsiye ederiz.

Bu nedenle yapımın konusu buraya yazmamayı tercih ediyoruz.

Sonu her ne kadar filmin geneline göre yetersiz kalsa da, Legion izleyeceğinize pişman olmayacağınız bir yapım olacak.

Visions – Geçmişin Laneti (2015 – 5.3)

Visions; bir trafik kazası sonrası, küçük bir çocuğun ölümüne tanık olan ve bu travmatik olayı geride bırakmak için küçük bir kasabada, yeni bir sayfa açmaya karar veren genç bir çifti konu ediniyor. Hamile olan Eveleigh bir yandan evde yaşadığı korkunç ve kimseye kanıtlayamadığı olayları yaşarken diğer yandan da kasaba sakinlerinin anlattıklarıyla dehşete kapılmaktadır. Talihsiz kadın parçaları birleştirip tüm bu yaşananların ardında yatan nedenleri bulmaya çalışırken bebeğinin ve kendisinin hayatını tehdit eden ölümcül olaylar zincirinin içerisinde kendisini buluverir.

Saw serisi ve Jessabelle filmiyle tanıdığımız yönetmen Kevin Greutert’ın yönettiği filmin başrollerinde Isla Fisher ve Big Bang Theory dizisiyle tanıdığımız Jim Parsons yer alıyor.

Yapım, her ne kadar senaryosu ile klasik korku filmlerine çok benzese de sonunun ilginç bir noktaya bağlanması diğerlerinden ayrışıyor. Filmde oynayan pek çok ünlü oyuncu ile seyir zevkinizin de artacağına inanıyoruz.

The Ward – Koğuş (2010 – 5.6)

IMDb puanı düşük olsa bile güzel olan korku filmleri listemizin sonraki yapımı, The Ward.

Korku ustası John Carpenter uzun süren bir aradan sonra The Ward ile beyaz perdeye geri dönüş yapıyor. Filmde Amber Heard, psikolojik sorunları nedeniyle bir psikiyatr kliniğine giden ve başka kadınlarla dostluk kuran bir kadını canlandırıyor. Ancak genç kadını, yattığı koğuşta geceleri kötü bir sürpriz bekliyor. Carpenter’ın tam sekiz yıl ardından sonra karşımıza geldiği film, korku türünün tüm kurallarına uyan, başarılı bir yapım olmuş. Eğer film, sürpriz sonu ile sizi mutlu etmezse, rol alan güzel kadınları izlemek bile hoşunuza gidecektir.

Intruders/Shut In – İçeride (2015 – 5.7)

Anna, dışarı çıkma fobisi nedeniyle evden çıkamayan genç bir kadın olarak yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Durumu o kadar ciddidir ki evine giren 3 yabancı suçlu bile dışarı çıkmasını sağlayamaz. Ancak eve davetsiz giren bu3 yabancıyı hiç beklemedikleri bir sürpriz beklemektedir.

Filmin adı ile ilgili bir takım sıkıntılar olsa da bu iki isimle de karşınıza çıkacaktır. İlginç konusu ve değişik atmosferi ile izleyiciyi kendisine bağlayan yapım başarılı bir iş çıkartıyor.

Ancak sizleri uyarmak istiyoruz. Filmi izlemeden önce lütfen fragmanını izlemeyiniz. Filmin en önemli ayrıntılarını ortaya çıkartan fragmanı, belki de yapımın puanının bu kadar düşük olmasının en büyük nedeni.

The Caller – Ziyaretçi (2011 – 6.1)

Şiddet meraklısı kocasından boşan Mary Kee eski hayatından kaçarak yeni bir eve taşınır. Ancak yeni taşındığı evde, gizemli bir kadından aranmaktadır. Sürekli Mary’i arayan kadının geçmişten aradığını söylemesi ise olayları çok başka bir noktaya götürecektir.

Düşük bütçeli olan filmin konusunun diğer hiçbir korku filmine benzemediğini söylersek çok da yanılmış olmayız.

Bu film aslında bizlere bir yapımın başarılı olması için yüksek bütçelere ihtiyacı olmadığını kanıtlıyor.

Puanı çok da düşük olmayan bu filmi listeye almamızın nedeni ise herkes tarafından çok bilinmiyor olması.

Eğer zaman yolculuğuna da ilginiz varsa bu film tam size göre!

The Visit – Ziyaret (2015 – 6.2)

Ziyaret, iki küçük kardeşin uzak bir çiftlikte yaşayan büyükanne ve büyükbabasının yanına bir haftalığına ziyarete gitmelerini konu ediniyor. Çocuklar çiftlik evine vardıklarında, büyüklerin son derece rahatsız edici hareketler sergilediklerini fark ederler; eve geri dönmeyi istedikleri anda ise kaçma şansları kalmamıştır.

Günümüzün en tartışmalı yönetmeni M. Night Shyamalan’ın yazıp yönettiği filmde, baş rolleri Kathryn Hahn, Ed Oxenbould ve Olivia DeJonge paylaşıyor. Shymalan, bu filmi ile de yeni bir tartışma yaratarak izleyicileri ikiye böldü. Yapımı çok beğenenler ve hiç sevmeyenler o günden bugüne hala konu ile ilgili tartışma içerisindeler.

Bize göre, komedi korku türünü sevenler bu filme kesinlikle göz atmalı.

The Messengers – Haberciler (2007 – 5.4)

Kuzey Dakota’ya yeni bir başlangıç için taşınan bir aileyi konu alan filmimiz aslında diğer korku filmlerine çok benziyor. Özellikle The Amityville Horror filmi sevenlerin bu filmden de hoşlanacaklarını düşünüyoruz. Klasik bir korku filmi izlemek isteyen izleyicilerin güzel bir 2 saat geçirmesini sağlayacak yapımın oyuncu kadrosu da baya sağlam.

Bella olmadan önce izleyebileceğiniz Kristen Stewart, American Horror Story ile hayatımıza giren Dylan McDermott ve diğer yapımlardan tanıdığımız Penelope Ann Miller, John Corbett ve Dustin Milligan kadroda yer alan isimler.

The Stepfather – Üvey Baba (2009 – 5.6)

Michael, askeri okuldan ailesinin yanına döndüğü zaman, annesinin yeni erkek arkadaşı David ile tanışır. Annesini çok mutlu eden David ilk başta Michael’ın da sempatisini kazansa da zamanla şüpheli davranmaya başlar. David gerçekten göründüğü kişi midir yoksa ardında karanlık sırlar mı saklamaktadır?

You’dan önce cici çocuk rollerinde yer alan Penn Badgley’e Dylan Walsh, Sela Ward ve Amber Heard eşlik ediyor.

Puanı çok yüksek olmasa da gerilim dolu dakikalar geçirmenize yardımcı olacak bu yapımı sizlere öneriyoruz.

The Boy – Lanetli Çocuk (2016 – 6.0)

IMDb puanı düşük olsa bile güzel olan korku filmleri listemizin son filmi ise The Boy.

Greta, yaşlı İngiliz bir çiftin evine dadı olarak işe başlar. Genç kadın dadılık yapacağı çocuğun neredeyse gerçek boyutlarda bir oyuncak bebek olduğunu anladığında ise her şey için çok geçtir. Ancak Greta’nın kabusu, oyuncak bebeğin canlı olduğuna inanmasıyla başlar.

Yönetmenliğini William Brent Bell’in üstlendiği ve başrollerde Lauren Cohan, Rupert Evans, Ben Robson’ın yer aldığı yapım, gerilim dolu bir film beklentisinde olanlar için ideal.

Korku filmlerinin en çok tutulan eşyası oyuncak bebek filmimizin merkezinde yer alıyor ve izleyicisini yapıma güzel bir şekilde bağlıyor.

Sürekli başroldeki karakterin yerinde olsam ne yapardım sorusunu düşüneceğiniz yapımın sırrı aslında buradan geliyor.

Sıra dışı bir durumda kalan genç kadının çıkmazlarla dolu öyküsü, izleyiciyi filme bağlama konusunda oldukça başarılı.

Umuyoruz ki uzun zamandır korku filmi arayışında olan okuyucularımıza yardımcı olabilmişizdir. Korku, zorluklarla ayakta kalmaya çalışan ve genellikle para kazanmak isteyen kötü niyetli yapımcılara kurban giden bir tür.

Listemizdeki filmlerin, her ne kadar puan olarak çok fazla öne çıkamasa da izlenmeyi hak eden yapımlar olduğunu düşünüyoruz.

Sizler için hazırladığımız En İyi Korku Oyunları listemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Leave A Reply

Your email address will not be published.