Publisher Theme
I’m a gamer, always have been.

Şeytanın Oğlu Geri Döndü: Hellboy İnceleme

0 30

Ünlü çizer Mike Mignola tarafından yaratılmış ve asıl sinema ortamını paylaşan Marvel ve Detective Comics ailelerinin dışında kalan Hellboy karakteri, ilk defa 2004 senesinde vizyondaki yerini almıştı. Bundan sonra ise animasyonları saymazsak Hellboy ile en son 2008 senesinde görüştük. Giydiği ceketi, kullandığı silahı ve o boynuzları ile karakter o zamanlar hepimiz için farklı bir karizmaya sahipti. 2008’den bu yana neredeyse Hellboy ismi hiç kulaklarımıza çalınmamıştı fakat 2018 yılı içerisinde karakterin filminin çekileceği dedikoduları etrafta dolaşmayı başladı. Tarihler 12 Nisan 2019 gösterdiğinde ise Hellboy sıfırlanmış bir şekilde tekrardan beyaz perdedeki yerini aldı.

Hellboy karakter olarak zaten arafta kalmış bir karakter. Cehennemden gelen bir yaratığın dünyada büyümesini konu alıyor. İnsanların dünyası ile fantastik yaratıklarla dolu bir dünya arasında sıkışıp kalan Hellboy karakterinin yanı filmimizin baş karakterinin hangi tarafa ait olduğunu bulmak için verdiği mücadeleyi izliyoruz. Bunlar yaşanırken bir yandan da Kral Arthur zamanında yaşayıp Merlin’in güçlerini çalan kötü büyücü Nimue’nin intikam almak için insanlığa açtığı savaşı durdurma çabasını temel alıyor.

Filmin senaristliğini ve yönetmenliğini The Descent ve Doomsday filmlerinden aşina olduğumuz  Neil Marshall’ı oturtan çizgi roman uyarlamasında cehennemden gelen ünlü çizgi roman karakterini de Stranger Things oyuncularından David Harbour canlandırıyor.

Büyüdüğü zaman süper güçlere ve boynuzlarını törpülemeye kadar giden bir dönemden geçiyor. Kendisi cehennemden gelen bir canavardı fakat dünyada yaşamasından dolayı ahlak, adalet ve mizah olgularını kendisine katmış bir karakter. Dünyaya kötülüğün yayılmasını engellemeye çalışacak ancak kendi başına buyruk olduğundan dolayı da beklenmedik olaylar ortaya çıkacaktır. Karakteri kabaca anlatmak gerekirse bu şekilde. Şimdi filmine geçelim.

Hellboy

HELLBOY ESKİ FİLMİN AYNISI

Film oyuncuları kullanışı bakımından oldukça başarısız. Resident Evil filmlerinin yüzü ve başka bir maceranın Alice’i olarak tanıdığımız Milla Jovovich’in filmdeki görünürlüğü oldukça düşük derecede. Bütçesini ne kadar yerden yere vursak da Hellboy başka bir proje tasarımı. Kan Kraliçesi Nimue’yi izlerken hikayenin görmemizi istediği karakteri değil yine her filme koşan B kraliçesi Milla’yı izliyor gibiydik. Bu kez Ian McShane’in yorumladığı, evlatlığına mesafeli ve aşırı devletçi Profesör Broom karakteri de seyirciyi filmden koparak bir başka durum.

Çok fazla söze gerek yok. Kısacası Hellboy, süresine yetmeyen hikayesi ve parasının yettiği kadar yapılan CGI efektleri yüzünden başarısız bir reboot olarak karşımızda duruyor. Önceki filmlerde izlediğimiz bu senaryonun tekrardan neden beyaz perdeye uyarlandığını anlayabilmiş değiliz. Hikayenin yine bu gereksiz İngilizlik yüzünden sıkıcı bir ajan filmi izler gibi bizi dolaştırıp durmasından bunalmazsanız bazı anlarından az da olsa zevk alabilirsiniz. Alıştığımız sevdiğimiz Hellboy maalesef ki bu değil. Bu filmde izlediğimiz karakter 2004 yılında gördüğümüz Hellboy karakterinin yandan yemişi gibi duruyor Prodüksiyon tasarımının tamamen farklı bir amaçla yola çıkıp en sonunda Marvel numaralarından medet umar hale gelmesi de kafaların karışık olduğunun göstergesi. Ron Pearlman, del Toro’suz bir Hellboy filminin içerisinde bulunmam derken ne kadar haklıymış, onu görmüş olduk.

Yorum Yap

Your email address will not be published.