Publisher Theme
I’m a gamer, always have been.

Yeni Bir Ted Bundy Filmi! Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile İnceleme

0 60

Seri katiller, sinemada çok fazla işlenen ve ilgi çeken bir olgu. Öyle ki pek çok korku filmi gerçek seri katillerden esinlenerek ortaya çıkmıştır. Seri katil hikâyelerinin ekmeğini yiyen yapımcıların kazandığı para ise diğer yapımcıların ağızlarını sulandırıyor. Bu nedenle de her geçen gün, seri katillerle ilgili yeni filmlerin prodüksiyonlarına başlanıyor. Geçtiğimiz günlerde Netflix’de yayınlanan Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile filmi de bu yararlanma furyasının son halkası. Ted Bundy gibi insanların çok ilgisini çeken bir seri katili konu alan yapım, daha çekim aşamasında bile çok konuşulmuştu.

Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile Konusu:

Merakla beklenen Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile filminin konusu ise şu şekilde; Karizması ve iletişim gücü fazla olan ve normal bir genç adam gibi görünen Ted, aslında yaklaştığı genç kadınlara akla alınmayacak işkenceler yapmakta ve onları öldürmektedir. 1989’da Florida’da idam edilen ünlü seri katil Ted Bundy’nin hayatına odaklanan film, aynı zamanda Bundy’nin kız arkadaşı Liz ile arasındaki sorunlu ilişkiyi de anlatıyor.

Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile ile ilgili beni en çok rahatsız eden şey; Ted Bundy’yi masum bir genç adam gibi göstermeleri oldu. Ted Bundy’yi anlatan 6 farklı film olduğu için olaylara daha başka bir açıdan yaklaşılması gerektiğini biliyordum ancak beklediğim açı kesinlikle bu değildi. Film, Bundy’nin işlediği suçların detaylarına bile değinmiyor ve daha çok Liz ile aralarındaki ilişki dinamiklerine odaklanıyor.

Ted Bundy’nin bu kadar çok ilgi çekmesinin en önemli nedenlerinden bir tanesi, bu kadar normal görünen genç bir adamın ağıza alınamayacak kadar korkunç şeyleri nasıl yaptığının merak edilmesi. Yapım ise Ted’in işlediği suçların doğasını incelemektense karizmatik bir adamın polis tarafından taciz edilmesini anlatıyor gibi.

Aslında yönetmen Joe Berlinger’in yapmak istediğini tahmin etmek zor değil. Liz ve Ted arasındaki ilişkinin çok ilginç olduğunu vurgulamak isterken, bir yandan da Liz’in yaşamış olabileceği vicdan azabı ile izleyiciyi düşündürmeye çalışıyor. Ancak ne yazık ki bu yaklaşım yönetmenin istediği kadar işe yaramıyor. Film nedeniyle Bundy’nin hikayesini önceden bilmeyen izleyiciler, bu suçları gerçekten kimin işlediğini bile sorgulayabilir. Bu sorgulamayı da Ted Bundy tarafından öldürülmüş insanlara yapılan bir saygısızlık olarak görüyorum.

Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile ile ilgili en çok hoşum giden bölüm ise son 15 dakikası oldu. Yüzleşme kısmında gerçekleşen diyalog ve Ted Bundy’nin gerçek yüzünün ortaya çıkması çok başarılı bir şekilde aktarılmış. Keşke bu başarı filmin geneline de hakim olsaydı diye düşünmekten kendimi alamadım.

Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile

Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile Kadrosu:

Yapımın belki de en çok ilgi çeken ve konuşulan kısmı aslında oyuncu kadrosu oldu. Ted Bundy’yi canlandırması için Disney filmleri ile ünlenen Zac Efron seçildi. Bu seçim insanlar arasında büyük tartışmalara neden oldu çünkü kimse Efron’un Bundy kadar karmaşık ve karanlık bir karakteri canlandırabileceğine inanmıyordu. Bundy’nin sevgili rolünde ise Lily Collins yer alıyor. Polis rolünde ise Metallica grubunun üyesi James Hetfield karşımıza çıkıyor. Liz’in iş arkadaşı rolünü üstlenen kişi de The Sixth Sense ve AI filmlerinin yıldızı Haley Joel Osment yer alıyor.

Açıkçası Zac Efron beklediğimden çok daha iyi bir performans sergilemiş ve Ted Bundy rolünün altından kalkabilmiş. Lily Collins ise fazla kendini gösteremiyor ve hikayede kayboluyor. Dedektif rolünde oynayan James Hetfield’in filmde rol alma nedeninin Metallica hayranlarının ilgisini çekmek olduğunu düşünüyorum. Haley Joel Osment, pek çok hayranına zamanın ne kadar hızlı geçtiğini kanıtlamak için rolü üstlenmiş gibi. Eski sempatikliği giden oyuncunun büyümüş hali çok da samimi gelmiyor.

Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile, konuyu merak edenlerin izlemesi gereken değişik bir yapım. Özellikle Bundy’nin mahkeme sürecinde yaşanan değişik olaylara ayrıntılı bir şekilde yer veren yapım bilgilendirici yönünü de üst seviye de tutuyor. Ancak ben kurgu değil gerçeğini izlemek istiyorum derseniz yine Netflix’de olan Conversations with a Killer: The Ted Bundy Tapes isimli belgeseli izlemenizi daha çok öneririm. Zaten filmin konusunun da bu belgesele dayandığını düşünüyorum. Ancak keşke yapımcılar, mahkemede yaşanan olaylara verdikleri önemi Ted Bundy ile kaydedilen kasetlere de verselerdi.

Filmde Görmek İstediklerim:

Son olarak filmde görmek istediğim ancak bulunmayan yerleri paylaşmak istiyorum. Bunlardan ilki Ted Bundy’nin kaçıp yakalandıktan sonra tutuklanması ve polisler tarafından getirilmesi. Günlerce aç kalan Bundy’nin o hali çok etkileyiciydi ancak filmde ne yazık ki görmedim. Görmek istediğim diğer bir konu ise Ted Bundy’nin sürekli saçını değiştirerek görünüşünde büyük değişiklikler yapmasıydı. Bu da Bundy’nin kafa karıştırmak için kullandığı tekniklerden bir tanesiydi ve önemliydi. Daha önce de belirttiğim gibi en çok görmek istediğim şey de Ted Bundy’nin yaratılışındaki kötülüğe dair izlerdi. Sonuçta seri katilleri bu kadar merak etmemizi sağlayan aslında bu kötülüğü anlamaya çalışmamız değil mi?

Yorum Yap

Your email address will not be published.