Publisher Theme
I’m a gamer, always have been.

Hack And Slash Geri Döndü; Devil May Cry 5 İnceleme

0 50

Devil May Cry serisinin 4. oyununun üzerinden tamı tamına 11 yıl geçti. O günden beri yeni bir Devil May Cry oyunu oynama imkanı bulamamıştık. Gerçi batılı bir firma olan Ninja Theory bu süre zarfı içerisinde hikayenin en başını anlatan bir oyun yaptı. Oyunun ismi de DMC Devil May Cry’dı. Lakin bu oyun serinin fanları tarafından pek sevilmedi. Ve hikaye açısından da bazı boşluklara sahipti. Bu yüzden bu oyuna resmi olarak Devil May Cry serisine bağlı demek pek mümkün değil. Yani en azından böyle bir şey dediğim takdirde serinin hayranlarının ağır eleştirilerine maruz kalacağım kesin.

Konumuza dönecek olursam uzun bir aradan sonra Devil May Cry video oyun dünyasına geri döndü diyebiliriz. Malumunuz son dönemlerde oyun dünyası ciddi bir değişim geçiriyor. Bundan 20 sene önce popüler olan video oyun türleri bugün hayatta kalmakta bir hayli zorlanabiliyorlar. Bunun en büyük örneğini Strateji oyunları ile şu günlerde yaşıyoruz. 2000’li yılların başında her evde oynanan strateji oyunları bugün popüleritesini neredeyse tamamen yitirmiş durumdalar. Aynı şey Devil May Cry serisinin türü olan Hack And Slash için de geçerli.

Hack And Slash Türü Eski Günlerinde Değil

Eleştirilmeden önce cevap vereyim. Evet piyasada hala daha Hack And Slash oyunları var. Ama bu oyunların hiçbirisi eski Hack And Slash’ler gibi değil. Zorluk bakımından daha kolay olduğu gibi, kombo bakımından da oldukça cimriler. Oysa ki bir Hack And Slash oyununun olmaz ise olmazı kombolardır. Üstünüze akın akın gelen düşmanlara karşı silahlarınız ile dakikalar süren saldırılar yapmak, işte Hack And Slash budur. Bugünkü oyunlar ise bundan tamamen uzak.

Zamanında Devil May Cry serisinin rakibi olarak lanse edilen God Of War bile 2018 senesinde çıkardığı yapım ile çok ciddi bir değişikliğe gitmiş. Ve Hack And Slash olan oyun tarzını bırakarak günümüz standartlarına daha uygun hatta tabiri caizse, Souls oyunlarındakine benzer bir dövüş sistemi kullanmaya başlamıştı. Tabii ki oyunda yer alan tek değişiklik bu değildi. Oyunun hikaye anlatıcılığı da baştan sona değişmişti. Eski God OF War’larda hikaye bir amaç değil araç iken yeni God Of War’da hikaye oyunun en temel amacı konumuna gelmişti. Tüm bunlar ise benim Devil May Cry 5’e ciddi bir şüphe ile bakmama sebebiyet veriyordu. İşin açıkçası oyunun temel özelliklerini bırakıp günümüz dünyasına adapte olacağını düşünüyordum. Lakin Devil May Cry 5 bu konuda beni ciddi bir şekilde şaşırtmayı başardı.

Devil May Cry 5 İnceleme : Kendisinden Hiç Birşey Kaybetmemiş

Devil May Cry 5 yukarıda bahsettiğim tüm şüphelerimi, adeta bir tokat gibi yüzüme vurdu. Bu oyun bildiğimiz, özlediğimiz, yıllardan beri oynadığımız o meşhur serinin tüm özelliklerinin daha da geliştirilmiş versiyonuydu. Bahsettiğim geliştirme ise sadece grafik odaklı değil. Oynanış, hikaye, sunum, müzik kısacası oyundan beklediğiniz her şeyi fazlası ile alıyorsunuz.

En nihayetinde bu oyun bir devam oyunu ve daha öncesinde bağlı olması gereken 4 farklı yapım var. Zaten bu noktada oyunun yönetmenliğini daha önceden 2. ve 3. Devil May Cry oyunlarını geliştiren Hideaki İtsuno yapıyor. Bu noktada Hideaki İtsuno oldukça başarılı bir iş çıkarmış. 5. oyunun kendi içerisindeki senaryo derinliğini geçiyorum. Geçmiş oyunlar ile olan bağlantısı bile oldukça üst seviyede.

Senaryo Demişken

Hazır senaryodan bahsetmişken bu konuya detaylıca değinelim. Senaryodan kısaca ve Spoiler vermeden bahsetmem gerekirse, Urizen adında bir düşman var. Bu düşman her yeri yok etmek istiyor ve bizim karakterlerimiz Dante, Nero ve V bu düşmanı yok etmek için çok güçsüzler. Aslında daha doğrusu Urizen çok güçlü bir düşman. Sanırım Spoiler vermeden en fazla bu kadar anlatabilirim. Senaryoya şöyle bir baktığınızda çok sıradan duruyor olabilir. Ama oyunun içerisinde bulacağınız hikaye derinliği emin olun sizi fazlası ile tatmin edecek. Oyunda hem sizi şaşırtacak hemde duygulandıracak birçok farklı sahne bulunuyor. Ve emin olabilirsiniz ki, oyun hikayesinde yer alan her şeyi oldukça iyi bir şekilde açıklıyor. 4 oyundan beri bahsedilen, Sparda adında bir şeytan var. Ama niye var bilmiyoruz var işte sorgulama mantığı bu oyunda yok. Bu oyunda hikayedeki her şey için size bir açıklama yapılıyor. Urizen’den tutunda oyuna yeni eklenen V karakterine kadar oyun her bir detayı açıklamak için çabalıyor.

Ama bahsetmeden geçemeyeceğim. Hikayede birçok yeşilçam klişesi de mevcut. Oyunda sana baba diyebilirmiyim amca’dan tutunda önünde duran kötü adamın güçlenmesini engelleyebilecekken mal mal duran karakterlere kadar bazı klişeler bulunuyor. Ama en nihayetinde bu oyunun çok ciddi bir senaryosunun olmadığını da göz önünde bulunduralım. Şunun şurasında 3. oyunda Dante şiş kebap olurken Rock müzik eşliğinde pizza yiyordu. Yani kısaca Devil May Cry hikaye açısından hiçbir zaman çok ciddi olmadı. Her zaman Troll karakterler barındıran oyunumuz yeni oyununda da bu esprili yapıyı korumak istemiş. Oyunun içerisinde yer alan klişelerde bundan kaynaklanıyor. Lakin sizin yinede çok ciddi bir yapınız var ve kıyamet koparken espri yapan karakterlere dayanamıyorsanız, bu oyunun size göre olmadığını belirtelim.

3 Oynanabilir Karakter

Oyunun hikayesi 3 temel karakter etrafında dönüyor. Bunlar Nero Dante ve V. Nero ve Dante’yi önceki oyunlardan tanıyoruz. V ise bu oyunla seriye giren gizemli bir kişilik. İlk başta cılız sıska bir halta yaramayan bir karakter gibi gözükse de, karakterin kontrolünü elinize aldığınız anda karakterin ne kadar güçlü ve özel olduğunu anlayabiliyorsunuz. İşte Devil May Cry 5’in iddalı olduğu konu da bu zaten. Oyunun kısa oynanış süresinde değişen bu 3 karakter kesinlikle sizin oyundan sıkılmamanızı sağlıyor. Dilerseniz bu karakterlere biraz yakından bakalım.

Oynanabilir Karakter Nero

Nero oyunun bize oynanabilir olarak sunduğu ilk karakter olma özelliğini taşıyor. Oyunun ilk birkaç bölümünü Nero ile oynuyoruz. Lakin Devil May Cry 5’de yer alan Nero serinin bir önceki oyununda yer alan Nero’dan oldukça farklı. Bunun en önemli sebebi ise Nero’nun artık sadece tek bir kolunun bulunması. Evet, doğru duydunuz. Oyuına başladığınız anda Nero’nun bir kolu kesik gözüküyor. Bunun nasıl yaşandığı ise oyunun hikayesinin içerisinde gizli.

Nero’nun kolunu kaybetmiş olması sadece hikayeyi değil oynanış mekaniklerini de yakından etkiliyor. Her ne kadar Nero kaybetmiş olduğu elinin yerine robot bir el takmış olsa da, bu robot elin yapabilecekleri sınırlı. Tabii ki siz bu elleri oyun içerisinde geliştirebiliyor yada yenilerini yapabiliyorsunuz. Hatta oyunda bu noktada çok bonkör davranmış. Daha oyunun ilk birkaç saatinde bile size onlarca robot el veriyor. Üstelik bunların hepsi de birbirinden tamamen farklı özelliklere sahip. Ama dediğim gibi nihayetinde bu robot elin yapabilecekleri kısıtlı. Mesela çok önemli bir savaşın ortasında iken robot eliniz bir anda kırılabiliyor. Ve bu cidden çok can sıkıcı bir durum. Tabii birde bu robot ellerin arasında değişiklik yapamama sorunumuz var. Üzerimizdeki robot elleri değiştirmek istediğimizde ille de bu ellerin kırılması gerekiyor. Aksi takdirde herhangi bir tuş ile bu değişimi yapamıyoruz.

Sanırım Robot elimizden yeteri kadar bahsettim. Gelelim Nero’nun dövüş sistemine. Açık konuşmam gerekirse Nero dövüş sistemi açısından oyundaki en vasat oynanabilir karakter. Lakin aklınıza hemen kötü düşünceler gelmesin. Bu hali ile bile Nero’yu oynamak çok zevkli. Hatta birçok oyundan çok daha iyi. Zaten oyuna başladığınızda sürekli yeni şeyler keşfediyorsunuz ve karakter geliştirmelerini de hesaba katınca vay canına oyun cidden dövüş sistemi açısından iyi bir iş çıkartmış. Nero da çok başarılı bir karakter olmuş diyorsunuz. Ama tüm bunlar oyunun 2. oynanabilir karakteri olan V ile tanışasıya kadar geçerli.

2. Oynanabilir Karakter V

V seriye bu oyun ile birlikte eklenen gizemli bir karakter. Oyunun başında işe yaramaz hatta kendine hayrı olmayan bir karakter gibi gözükebilir. Ama karakterin kontrolünü elinize bir kez aldığınızda direkt olarak başlarım Nero’ya bana V’yi verin moduna geçiyorsunuz.

V gerçekten OP yani aşırı güçlü olarak adlandırılabilecek bir karakter. Oyunun zorluk seviyesini en zora çektiğinizde bile V bölümleri aşırı kolay geçiyor. Bunun sebebi ise V ile dövüşlerde hiç birşey yapmamamız. Savaşlarda tüm işi V’nin yanında yer alan Griffon, Shadow ve Nightmare her şeyi yapıyor. Siz ise düşmanlara sadece son vuruşu yapıyorsunuz. Çünkü bu yanınızdaki yardımcılar düşmanlarınıza sadece hasar verebiliyor. Düşmanları öldürmek ise size düşüyor.

V ile oynadığınız süre boyunca bu 3 karakter sürekli yanınızda yer alıyor. Bunlardan Griffon bir kuş türü. Kendisi savaşlarda uzaktan saldırılar yapıyor ve aynı zamanda sizin saldırılardan kaçabilmeniz için de kısa süreli olarak kendisine tutunarak uçmanıza izin veriyor.

Diğer yardımcımız ise Shadow. Kendisine türkçe olarak panter diyebiliriz. Çünkü fiziksel özellikleri buna çok elverişli. Kendisi oyun boyunca düşmanlarınıza yakın dövüş ile zarar vermeye çalışıyor. Özellikle oyunda topladığınız Red Orblar ile kendisini biraz geliştirdiğinizde çok daha OP bir karakter konumuna geliyor.

Son yardımcımız ise Nightmare. Bu karakter diğerlerinin aksine tüm oyun boyunca yanımızda değil. Bunu karakterimiz V’nin ultisi gibi düşünebilirsiniz. Nightmare sadece Devil Trigger modunu açtığınızda kısa süreli olarak savaşlara dahil oluyor. Tabi bu süre zarfında düşmanlarınıza baya ciddi hasarlar veriyor.

Sonuç olarak bu 3 karakterini topladığımızda V’nin çok ama çok güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Tabi ki bunun bir sebebi var ve oyunu oynadıkça kendisinin neden bu kadar güçlü olduğunu anlıyorsunuz. Yani karakterin bu kadar güçlü yapısı oynanışı baltalamak için değil hikayeyi güçlendirmek için yapılmış. Ve bence bu çok isabetli bir karar olmuş.

3. Oynanabilir Karakter Dante

Dante benim için açık ara oyunda oynaması en zevkli karakter. Aslına bakılırsa oyunda Dante ile oynadığım yerlere gelesiye kadar bunun farkında değildim. Nero ve V’nin bile oyun için fazlası ile iyi olduklarını düşünüyordum. Taa ki Dante’nin kontrollerini elime alasıya kadar. Oyunda Dante’yi kontrol etmek o kadar zevkli ki keşke tüm oyunu Dante ile oynama şansım olsaydı diyorum.

Devil May Cry 5 İnceleme

Aslında bakacak olursak Dante’yi bu oyuna özel kılan çok fazla bir detay yok. Sadece daha önceki oyunlardaki özellikleri alınmış ve daha da geliştirilmiş bir hale getirilmiş diyebiliriz. Tabi yine de bu oyuna özel olarak yapabildiğiniz birçok farklı şey var. Bunları oyunun büyüsünü bozmamak için söylemiyorum. Ama her şeyin sonucunda baktığınıza Dante size alışık olduğunuz ve uzun zamandan beri tanıdığınız karakteri ve oynanışı sunuyor. Esprili kişiliğinden ise hala daha bir şey kaybetmemiş.

Geliştirmeler

Devil May Cry 5’in başarılı olduğu yönlerden birisi de bu. Oyunda her bir karakter için fazlası ile geliştirme seçeneği bulunuyor. Eğer bu konuda kafanızda kuşkular var ise rahatlık ile belirtebilirim ki, oyun sizin isteklerinizden çok daha fazlasını bile sunuyor. Hatta ne yalan söyleyim. Oyunu bitirdiğim halde hala daha birçok geliştirmeyi aktif etmedim. Hatta bazılarını aktif etmiş olsam bile oyunda kullanma fırsatı bulamadım. Özellikle Nero’nun robot kolları konusunda seçim yapmak cidden kafa karıştırıcı.

Bunun yanında oyundaki tüm karakter geliştirmelerini Red Orb’lar vasıtası ile yapıyoruz. Oyunumuz bu noktada bir değişikliğe gitmemiş. Tabi yine Red Orb’ların yanında Purple, White ve Green gibi farklı Orb’lar da bulabiliyorsunuz. Bu Orb’lardan bazıları canınızı tamamlarken, bazıları ise Devil Trigger barınızı yükseltiyor.

Atmosfer Ve Boss Savaşları

Devil May Cry 5 İnceleme

Oyunun oldukça kaliteli bir atmosferi var. Bunun en önemli sebeplerinden birisi ise muhteşeme grafikler. Devil May Cry 5 gerçekten 2019’da çıkmış bir oyun kelimesinin hakkını veriyor. Grafik bakımından bile birçok yapıma taş çıkartabilecek potansiyeli var. Bu grafikler oyunun başarılı diğer özellikleri ile birleşince de ortaya çok kaliteli bir atmosfer çıkmış. Oyun gerçekten atmosfer anlamında sizi içinize çekmeyi başarıyor. Bu noktada oyuna tek bir eleştiri yapabilirim. O da müzik sayısının azlığı. Oyunda oldukça kaliteli müzikler var ama bunlar sadece birkaç tane. İnsan söylemeden geçemiyor. Keşke şöyle bir oyunun soundtrack albümü biraz daha geniş olsaymış.

Boss Savaşları ise birçok oyuncuyu tatmin edebilecek bir seviyede. Oyun boyunca birçok farklı Boss ile karşılaşıyoruz. İşin açıkçası bu bossların her biri farklı tasarımlara ve farklı mekaniklere sahip olsa da size gerçekten farklı hissettiren Boss sayısı 3 ya da 4 tane. Lakin bu demek değil ki diğer Boss dövüşleri tamamen çöp. Hayır tam tersi diğer Boos dövüşleri de oldukça başarılı ama belki de ben bu konuda beklentilerimi biraz fazla yüksek tuttum. Aslında bakılırsa sorun Boss dövüşlerinin başarısızlığı değil zaten, sorun Boss dövüşlerinin gerektiği kadar epik hissettirmemesi. Mesela bir God Of War oynarken Hades savaşından aldığım epikliği yada destansılığı bu oyundan alamadım ben.

Teknik Optimizasyon

Günümüzde artık oyunların incelenmesi gereken ek bir kategori daha ortaya çıktı. Zamanında teknik konularda o kadar başarısız yapımlar ortaya çıktı ki, artık insanlar ister istemez bu konuyu merak etmeye başladılar. Devil May Cry 5 ise bu konuda da adından oldukça olumlu söz ettiriyor. Yaklaşık 3 sene önce topladığım orta seviyeli bir bilgisayar ile bile oyunu full ayarlarda 60 fps’de oyanayabildim. Oyun boyunca da herhangi bir sorun yaşamadım. Aynı konu konsollar bakımından da geçerli. Oyun tüm konsollarda gayet iyi bir performans sergiliyor. Capcom son dönemlerde bu konuda çok başarılı bir performans sergiliyor.S

Yorum Yap

Your email address will not be published.